İçeriğe geç

Harami yapmak günah mı ?

Harami Yapmak Günah Mı? Bir Genç Adamın Düşüncelerinde Bir Gece

Kayseri’nin dar sokaklarında, akşamın loş ışıkları altında yürürken içimde garip bir huzursuzluk vardı. Belki de başımı kaldırıp yıldızlara bakmadığım, belki de yürüdüğüm sokakları eskisi gibi tanımadığım için. Ya da belki de o an, tüm hayatım boyunca bir daha unutamayacağım bir soruyu düşünüyordum: “Harami yapmak günah mı?” Ama o kadar belirsizdi ki her şey… Sonra aklıma gelen şey, yüreğimi birden sıkıştırdı. Yaşadığım anın içindeki bu soru, hayatımın o anına dair hislerimi aniden değiştirdi. Bunu nasıl anlatırım, nasıl dile getirebilirim ki? O kadar karmaşık ki, içimi dökerken başımı kaldırıp kendime, “Gerçekten doğru olanı yapıyor muyum?” diye sordum.

Bir Sadece Anlık Bir Karar

Geceyi aydınlatan tek şey, caddelerdeki lambalar ve rüzgarla savrulan yapraklardı. O akşam, kafamda deli sorular dönüyordu. Akşam yemeğinden sonra, arkadaşlarımla bir kafeye oturduk. Sohbet, günün ne kadar yoğun geçtiğinden ve gelecekteki hedeflerden açıldı. Ama bir anda konu, yapmadığım bir şey üzerine dönmeye başladı: “Harami bir iş yapmak”… Birinin gerçekten “harami” yapıp yapmadığı üzerine konuşuyorduk. Bir yanda, yapmamam gerektiğini söyleyen vicdanım vardı. Öbür yanda, bazen hayatta bazı şeylerin uğrunda haram kabul edilen şeyleri yapmam gerektiğini savunan bir başka ses… Arada kaldım. Ama bir şey vardı, bir duygu vardı içimde, ona kulak vermek istedim: Belki de yanlış bir şey yapmak, bazen doğruyu bulmamın yoluydu. Hayır, bu doğru değildi. Ama bazen hayat böyleydi, değil mi? “Doğru ve yanlış” dediğimiz şey, ne kadar kesin olabiliyordu ki?

Hayal Kırıklığı ve Çekişme

O gece biraz içki içtim. Belki içimdekileri daha rahat dile getirebilmek için. Kafede insanların yüzüne bakarken, aklımda hep aynı soru vardı: “Harami yapmak günah mı?” Hepimizin hayatında, yanlış bir şey yapmak bazen “daha kolay” gibi hissedebilir. Ama kolaylık, gerçekten doğru bir şey mi? Geçmişte yanlışlarım vardı, bazı şeyleri doğru yapmadım. Bir an, yapmamam gereken bir şeyi yapmaya kalkıştım. O kadar basitti ki. O kadar kolaydı ki. Ama sonra bir şey oldu: O an, her şey bir anda boşluğa düştü. Yanımda olan kişi, bana bakarak, “Bunu gerçekten mi yapacaksın?” dedi. İşte o zaman, içimde bir şeylerin kaybolduğunu hissettim. Bu kadar kolay mıydı? Bir adım atmak, hayatımı, kim olduğumu değiştirecek kadar büyük bir karar mıydı? O an, bir seçim yapmam gerektiğini fark ettim. Kısa bir sessizlik oldu, içimde bir boşluk, bir kararsızlık.

İçimdeki Savaş

O gece eve dönerken, içimdeki o gerginlik hiç gitmedi. Her adımda, “Yanlış bir şey yaptım mı?” diye düşündüm. Bir yanda vicdanım, diğer yanda hayatın bana sunduğu olanaklar vardı. Her şey, anlık kararlarla şekillenen bir labirent gibi görünüyordu. Ve o an, ne yaptığımı bilmeden, sadece anı yaşıyordum. Ama şimdi, yıllar sonra dönüp baktığımda o anın bana öğrettiği şeyi biliyorum: Bazı şeyler, anlık kararlarla çözülmez. Bazen, harami bir iş yapma düşüncesi bile bir insanı içsel olarak yıkabiliyor. O gece, doğruyu ve yanlışı ayırt etmek için ruhumla mücadele ettim. Ama belki de o gece, harami yapmanın sadece dış dünyada değil, iç dünyanda da bir bedeli olduğunu anlamama vesile oldu.

Ve Sonunda Bir Karar

Yıllar sonra, o geceyi düşündüğümde, içimdeki o kararsızlığı hissediyorum. Ne oldu biliyor musunuz? Sonunda, yapmamam gerektiğine karar verdim. Harami yapmak, evet, belki anlık bir zevk, bir rahatlık sağlıyor olabilir. Ama uzun vadede içsel huzurunu kaybetmek, hayatını sorgulamak, en büyük bedel. “Harami yapmak günah mı?” sorusunun cevabı basit gibi gözükse de, her insanın içinde farklı bir anlam taşır. O gece, kendimle yüzleşmek zorunda kaldım. Gerçekten de, harami bir iş yapmanın, insanın içindeki huzuru çaldığını hissettim. Bu, sadece bir dini mesele değil, bir vicdan meselesiydi. Sonunda, doğruyu yapmanın ve kendini aldatmamanın, hayatın en değerli hediyesi olduğunu fark ettim.

Sonuç: Bazen Doğru Yolu Bulmak İçin Yanlış Yolları Denemek Gerekir

Şimdi, bu yazıyı yazarken düşünüyorum: Bazen, doğruyu bulmak için yanlış bir yol almak gerekiyor. İnsan olmanın, yaşamanın anlamı da belki burada. Hatalarımız, yanlışlarımız, hayatımızın bir parçası olmalı. Ama doğruyu bulmak için, sadece dış dünyayı değil, iç dünyamızı da dinlemeliyiz. Harami yapmak belki bir çözüm gibi görünebilir, ama bu, iç dünyadaki huzursuzluğu ve boşluğu asla doldurmaz. Her şeyin bir bedeli olduğunu, iç huzurun ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Kendi ruhuma güvenmek ve doğruyu bulmak için, o gece bana yaşattıklarımdan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Ve en sonunda, o gecenin bana verdiği en değerli ders şuydu: Doğruyu bulmak bazen kaybolmakla gelir, ama kaybolmamak için de harami yapmamak gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino