Marş Nedir, Ehliyet? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Bakış Öğrenme, Bir Yolculuktur Öğrenme süreci, insanın hayatına yön veren, dönüştüren ve şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Bir eğitimci olarak, her gün öğrencilerimle birlikte bu gücü deneyimliyorum ve gözlemliyorum. Öğrenmenin, sadece bilgi edinmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda bireylerin dünyayı algılayış biçimlerini, toplumları, değerleri ve yaşam tarzlarını nasıl dönüştürdüğünü görmek oldukça etkileyici. Peki, bu değişim nasıl gerçekleşir? “Marş nedir, ehliyet?” sorusu üzerine derinlemesine düşünmek, öğrenmenin nasıl dönüştürücü bir güç haline geldiğine dair önemli ipuçları verebilir. Evet, marşlar! Tarih boyunca toplumsal hareketlerin, savaşların, devrimlerin simgeleri olmuştur. Ehliyet ise modern dünyada bireysel özgürlüğün, sorumluluğun ve…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Lozan Antlaşması Hangi Olaydan Sonra Yapıldı? Toplumsal Yapılar ve Bireyler Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Toplumsal Değişim ve Yapılar: Bir Araştırmacının Perspektifi Toplumsal yapıları anlamak, aslında bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını, güç ilişkilerini ve normların ne şekilde şekillendiğini anlamaktan geçer. Bireyler, toplumsal yapının farklı katmanlarında yer alırken, bu yapıların içinde kendi rollerini üstlenirler. Her tarihsel olay, bu dinamiklerin bir yansımasıdır ve toplumsal yapıların nasıl evrildiğine dair bize önemli ipuçları sunar. Lozan Antlaşması da, böyle bir dönüm noktasının ardında gerçekleşen bir olay olarak, toplumları ve bireyleri farklı açılardan dönüştürmüştür. Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanmış olup, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık yolunda en…
Yorum BırakÇorbada Tuzu Olmak Anlamı Nedir? Bursa’da, her gün iş yerinde bir araya geldiğimiz arkadaşlarla, bazen keyifli sohbetler yapıyoruz. Bir gün, geçen haftaki toplantıdan bahsederken bir arkadaşım, “Bu işte çorbada tuzu olmak gibi bir şey” dedi. Bir an durakladım ve düşündüm. Ne demekti bu? Birinin gerçekten “çorbada tuzu olmak” durumu ne kadar anlamlıydı? Hani işin içine biraz da dilin zenginliği giriyor ya, bizim gibi Türkler bazen deyimlere dayalı bir yaşam tarzı sergileriz. Bu deyimin ne kadar derin bir anlam taşıdığını fark ettim. “Çorbada tuzu olmak” deyimi, aslında herkesin yerini bulması gerektiğini, küçük ama önemli bir katkı yapmanın değerini anlatan bir şey.…
Yorum BırakZeytinburnu Hangi Belediye’ye Bağlıdır? Bir Eleştiri ve Tartışma Zeytinburnu’nun Belediye Kimliği: Gerçekten Bilmeli Misin? Zeytinburnu, İstanbul’un göbeğinde, biraz kenarda kalmış ama kendi dinamiklerine sahip bir semt. Yani, “Zeytinburnu hangi belediyeye bağlıdır?” sorusu aslında hepimizin bildiği ama kimsenin ciddiye almadığı bir mesele gibi gözükebilir. Hangi belediyeye bağlı olduğunu sormak, sanki zaten her şeyin yolunda olduğu, “herkesin işini iyi yaptığı” bir yerden geliyormuşsunuz hissi uyandırabilir. Ama aslında Zeytinburnu’nun belediyesini ele aldığınızda, arka planda daha büyük bir tartışma açılıyor. Zeytinburnu’nun belediyesi, İstanbul’un büyüklüğüne ve çeşitliliğine bakıldığında, birer başarı öyküsü mü yoksa hatalarla dolu bir “şehircilik dersi” mi? Gelin bunu net bir şekilde inceleyelim.…
Yorum BırakTemel Sanat Eğitiminde Ne Yapılır? Bir Genç Yetişkinin Hikâyesi Bir sabah, Kayseri’nin soğuk havasına karşı giydiğim kalın kabanımın içinde, hayal kırıklığımı saklamaya çalışırken, gözlerim sınıftaki tahtaya odaklanmıştı. O gün, temel sanat eğitiminin ilk dersiydi. Aslında bir yandan çok heyecanlıydım, ama diğer yandan biraz da korkuyordum. “Temel sanat eğitimi ne yapar?” diye düşünürken, bir yandan da içimde beliren kararsızlık ve belki de biraz hayal kırıklığı vardı. Çünkü sanatı, gerçek anlamıyla hissedebilmek için doğru ortamı yaratmak o kadar zor ki… Hani sanki bir şeyi çok arzu edersin ama bir türlü o aradığın anlamı bulamazsın ya, işte o hissiyat… İlk Karşılaşma: Hayal Kırıklığı…
Yorum BırakBeyin Ölümü Gerçekleşince Fiş Çekilir Mi? Beyin ölümü… Bunu duyduğumda ilk aklıma gelen şey, bir gün birilerinin başına gelir mi diye düşünmek oldu. Kimsenin başına gelmesini istemem tabii ki ama bir gün belki, ne bileyim, bir kaza olur, ya da hastalık… Fiş çekmek nedir? Beyin ölümünden sonra fişi çekmek derken ne kastedilir? Bir anda bir şeylerin son bulduğuna inanmak mı yoksa sadece bir makineyi kapatmak mı? Bu yazıda bu soruları masaya yatıracağım. Hep birlikte, beyin ölümünün ne anlama geldiğini ve bunun sonrasındaki süreçleri anlamaya çalışalım. Beyin Ölümü Nedir? Öncelikle beyin ölümünü anlamak gerekiyor. Çünkü konu karmaşık ve bir o kadar…
Yorum BırakEpilasyon Sonrası Batık Nasıl Geçer? Bir Tarihçi Perspektifinden Geriye Bakış Epilasyon ve güzellik uygulamaları, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden itibaren bir değişim ve evrim süreci yaşadı. Bunu anlamadan, bugünün modern dünyasında daha rahat bir şekilde yaşadığımız uygulamaları anlamak neredeyse imkansız olurdu. Güzellik ve bakım anlayışının zaman içindeki kırılma noktalarını gözlemlemek, sadece tarihsel bir bakış açısı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümleri de keşfetmemizi sağlar. Batık tüyler ve epilasyonun izlediği yol, günümüzde özellikle estetik endüstrisinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Ancak, bu yolculukta tüylerin daha sağlıklı bir şekilde alınması ve batık tüylerin nasıl geçeceği sorusu da modern dünyanın önemli meselelerinden biri olmuştur.…
Yorum BırakAskerde Telefon Nerede Saklanır? Askerlik, herkesin hayatında bir dönüm noktasıdır. Kayseri’nin soğuk sabahlarında, annemle vedalaşırken bir yudum su içmek gibi yavaş ve derin bir anıydı. Bir yandan o kadar büyük bir heyecan vardı ki, bir an önce başlamasını istiyordum, ama bir yandan da korkularım içimi kemiriyordu. Telefonlar yasak! O cümleyi duymak bile içimi burkuyor, çünkü o küçük cihaz, yalnızca iletişim değil, aynı zamanda dünyaya ait olduğum her şeyin bir yansımasıydı. Askerde bir insanın ne hissettiğini anlatan kelimeler bulmak kolay değil. Orada, derin bir yalnızlık içinde, dış dünyadan kopmuşken zaman bazen durur gibi gelir. O kadar çok hisse sahipsin ki, bazılarını…
Yorum Bırak6 Aylık Sivilce Tedavisi Ne Zaman Etkisini Gösterir? (Bir Genç Yetişkinin Sivilceyle Mücadelesi) İzmir’de yaşamak demek, sürekli deniz kenarında güneşlenmeye çalışırken, bu sivilcelerin bir türlü “hoşça kal” dememesi demek. 25 yaşına geldim, hâlâ “sivilce” kelimesini duymak, birine “neden hala var?” diye soruyormuşum gibi hissettiriyor. Ama işte, bazen hayat sana sivilce gibi sürprizler sunabiliyor ve o zaman “6 aylık sivilce tedavisi ne zaman etkisini gösterir?” sorusu kafanda dönüp duruyor. Bir arkadaşım vardı, o kadar derin düşünürdü ki, sivilceleriyle ilgili ne zaman konuşsa, sanki dermatologtu! “Bunları geçireceğiz, sabırlı ol” diyordu. Ama o “sabırlı ol” kısmı var ya, işte en zor kısım! Gelişen…
Yorum BırakDavaların Yığılması: Edebiyatın Işığında Bir Toplumsal İzdüşüm Bir zamanlar, edebiyatın gücü kelimelerle sınırlıydı. Bir metin, bir karakter, bir olay bazen birkaç satırla yılların yükünü taşıyabiliyordu. Tıpkı bir nehri izleyen bir karakter gibi, insanların kaderi de kelimelerle biçimlenir, anlatılarla şekillenir. Edebiyatçılar, kelimelerle öylesine yoğun bağlar kurar ki, her kelime bir başka kelimeyle birleşir, her cümle bir başka düşünceyi tetikler. Fakat yaşamın karmaşıklığı içinde, bir dava yığılması, kelimelerin ve kararların birbirine dolandığı, her birinin başka bir zaman diliminde yankı uyandırdığı bir kaotik durumu yansıtır. “Davaların yığılması” bir terim olarak, hukuk sistemindeki iş yükü ve hukuki süreçlerin ilerleyişinin tıkanması anlamına gelirken, edebiyatın bakış…
Yorum Bırak